Kızık Yaylasında Çocuk Oyunları: Met Oyunu

Yaylaya göç edildikten sonra çocuklar geniş yayla çayırlarında bol bol oyunlar oynarlar, havalar ısınınca Aladağ Çayı‘nda yıkanıp yüzme öğrenirler, oltalarıyla balık tutarlardı. Çocuk oyunlarının başında Met, Hot, Kös, Bölme, Eş Kurtarmaca gibi oyunlar gelirdi.

Met oyunu, çocukların boy ve kol uzunluklarına uygun, rahatlıkla atabilecekleri ağaçtan sopalarla ve altı düzgün, silindir veya koniye benzer şekilde ağaçtan yapılmış “met” denilen bir araçla oynanan bir oyundur.

Oynamak isteyen çocuklar sopalarını bir çocuğa teslim ederler. Bu çocuk sopaları kucağına alıp başının üzerinden arkasına doğru fırlatır, geri geri yürür. Sopalardan birine basarsa, kimin sopasına bastıysa o çocuk ebe olur.

Toprak seviyesinde, altı düzgün bir taşa “met kalesi” denir. Met, 8-10 cm uzunluğunda bir ağaç parçası olup bu kaleye ebe tarafından dikilir. Oyuncu sayısından bir eksik sayıda taş, met kalesinden eşit uzaklıkta dizilir; bu taşlara “kale” denir. Her kalede bir çocuk bulunur. Bu çocuklar sırayla mete sopalarını atarak metin dikili olduğu taştan uzaklara gitmesini sağlarlar. Ebe bu meti eline alıp sopasını almaya giden çocuklardan birinin kalesini kaparsa, açıkta kalan çocuk ebe olur. Mete vuran çocuk meti yeterince uzağa gönderebilirse, daha önce sopasını atan çocuklarla birlikte sopalarını alıp ebeden önce kalelerini kaparlarsa ebe değişmez.

Oynamak istemeyip mızıkçılık yapan çocuk cezalandırılırdı: iki büyük çocuk onu sopalarının arasına sıkıştırır, diğer çocuklar da “Mancar pişti, H…’nin götü şişti; annen bize mancar pişirsin, biz akşama gelip yiyelim” diye bağırarak dalga geçerlerdi. Bu yüzden hiçbir çocuk kolay kolay oyunu bozmak istemezdi; çoğunluk oynamak istemezse oyun bozulurdu.

Bu oyunun taştan met ve sopalarla oynanan biçimine “Kaya Meti” denir; kuralları hemen hemen aynıdır.


Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023