Bu yazı, Köyümüzün İnançları yazı dizisinin altıncı ve son bölümüdür. Bu bölümde tarım ve hayvancılıkla ilgili inançları, mevsimlik ve dini günlerle ilgili adetleri, giyim-kuşamla ilgili bir geleneği ve doğayla ilgili küçük inançları bulacaksınız.
Tarım ve Hayvancılıkla İlgili İnançlar
Evde bulunan çıkrığın boşa çevrilmesi
Evde bulunan çıkrık boşa çevrilmez. Boş yere çevrilirse, o evin öküzlerinin başının döneceğine ve hastalanacaklarına inanılır. Bunu yapan kişi uyarılır.
Canavar (kurt) ağzı bağlamak
Meradaki hayvan akşam eve gelmeyip dağda kalırsa, kurt yememesi için köyde canavar ağzı bağlayan kişi ya da kişilere canavar ağzı bağlatılır. Bu kişi okur, hayvan sahibi “amin” der; okuyan kişi “Ben canavarların ağzını bağladım, geri kalanını Allah bilir, inşallah hayvanına bir şey olmaz” der. Hayvan sahibi gider ve canavarların ağzının bağlandığına inanır.
Tesbih atmak
Akşam hayvan eve gelmezse sahipleri aramaya gider; hayvan bulunamazsa tesbih atmaya gidilir. Tesbih atan kişi hem okur hem tesbihi sallar; sonunda tesbih elinden düşer. Tesbihin düşme yönüne göre, tesbihi atan kişi hayvanın nerede olduğunu söyler; söylediği yerler aranır. Hayvanın oralarda olduğuna inanılır.
Çılbır parası
Satılan büyükbaş hayvanların yularları başından çıkarılıp yerine kendir ipinden yapılan, yuların yerini tutan bir çılbır takılır. Evin çocuklarından biri bu çılbırdan tutar; satın alan kişi çocuğa bir miktar para vererek hayvanını onun elinden alır. Bu alınan paraya çılbır parası denir. Alınan çılbır parasının hem satan hem alan kişiye uğur getireceğine inanılır.
Koç katımı
Koyunlar tamamen kuzuladıktan sonra, Mayıs ayının ortalarında koçlar ayrılıp başka bir sürü oluşturulur ve Ekim ayının yarısına kadar ayrı güdülür. Ekim ayının yarısında koyunlar kızışmaya başlayınca imam dua eder, çobanlar iki rekat namaz kıldıktan sonra koç sürüsü koyun sürüsüne karıştırılır. Buna koç katımı denir. Amaç bol ve bereketli ürün almaktır; yeni doğacak kuzuların sağlıklı ve bereketli olacağına inanılır.
Ocakta yanan ateşi maşa ile dürterek kıvılcım çıkarmak
Kışları ocakta büyük odunlar yakılır; bu yanan odunlar maşa ile dürtüldüğünde çok sayıda kıvılcım ocağın üzerine doğru yükselir. Ne kadar çok kıvılcım çıkarsa, o kişinin o kadar çok davarı (hayvanı) olacağına inanılır. Bu nedenle yanan odunlar zaman zaman maşa ile dürtülür.
Ceviz ağacı
Ceviz ağacının gölgesinde uyunmaz, oturulmaz; uyuyan ya da oturan kişiyi ağacın zehirleyeceğine ve bu kişinin yakın zamanda hasta olacağına inanılır.
Buğdayların bol olması
Buğday hasılatı bol olursa, o yıl evden bir cenaze çıkacağına inanılır.
Bazı insanları yılanın sokmaması
Bazı insanları yılanın sokmadığına, bu kişilerin yılan sokmasına karşı şerbetli (bağışık) olduklarına inanılır.
Buğday ve un kilerlerinin tamamen boşaltılmaması
Buğday ve un kilerleri tamamen boşaltılmaz; kilerlerde az miktarda un ve buğday bırakılır. Kilerde az miktarda buğday ve unun kalmasının, bereketin kilerde kalacağına işaret ettiğine inanılır.
Mevsimlik, Dini Günler ve Törenlerle İlgili İnançlar
Asker uğurlaması
Köyden askere gidecek gençler genellikle yılın aynı ayında birlikte giderdi. Köyden ayrılmadan birkaç gün önce eş dost, hısım akraba ziyaretleri yapılır. Daha önce askerlik yapanlar, askere gideceklere askerde neler yapıp neler yapmayacaklarını anlatır ve harçlık verirdi. Askere gidecekleri gün gençlerin hepsi bir araya gelir, köylü toplanır; imam dua eder, gençler ve köylüler “amin” der, büyüklerin elleri öpülür. Gençlerin arkasından su atılır; gençler arkalarına bakmadan giderler — giderken arkaya bakmanın uğursuzluk getireceğine inanılır.
Askerden gelenin kına getirmesi
Askerden gelen kişilerin köydeki yaşlı ve dul kadınların ellerine kına yakmaları için kına getirmeleri adettendir.
Hıdırellez yoğurdu
5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan geceye Hıdırellez gecesi denir. Yılın bu gecesinde Hızır’ın evlere uğradığına, uğradığı yerlere zenginlik geleceğine, fakirliğin hiç olmayacağına inanılır. 5 Mayıs günü mayasız süt, okunup dua edilerek yoğurt tutmaya bırakılır; 6 Mayıs günü tencerenin kapağı açılıp sütün yoğurt olup olmadığına bakılır. Süt yoğurt olduysa, o eve o gün Hızır uğramış, eve bereket gelmiş, hane sahibinin artık hiç yoksulluk çekmeyeceğine inanılır.
Sabah namazından sonra ay ışığında çocukların evin damına çıkarak Allah’a yalvarmaları
Çocuklar sabah namazından sonra evin damına çıkıp Allah’a yalvarırlar: “Allahım çok çok ekmekler ver! Allahım çok çok paralar ver!” diye yüksek sesle yalvarırlar. Bunun aileleri zenginleştireceğine inanılır.
Akşamın dar vakti
Güneş battıktan sonraki zamana akşamın dar vakti denir. Bu vakitte iş yapılmaz, işler ertesi güne bırakılır. Bu vakitte yapılan işin iyi olmayacağına ve yanlış olacağına inanılır.
Yaylaya yapılan göçte fakir ailelerin yolun kenarına bohça sermesi
Köyün yoksul aileleri yolun kenarına bohça serer. Yoldan geçen arabalardan bu bohçalara gözleme ve pide bırakılır. Bu, yoksullara yardım amacıyla yapılır.
Gurbete giden kişinin arkasından su atılması
Gurbete giden kişinin arkasından su atılır; suyun o kişiye uğur getireceğine, gurbetteki hayatının su gibi kolayca akıp gideceğine inanılır. Gurbete giden kişinin giderken arkasına bakması, bir daha gelmeyeceği ya da öleceği anlamına gelir.
Abdest suyu ile bulaşık suyunun ayrı yerlere dökülmesi
Abdest ve banyo suları doğrudan tuvalete akabilir, ama bulaşık suyunun tuvalete gitmemesi için ayrı bir yere akması sağlanır ya da ayrı yere dökülür. Yemek artıklarının yıkanmasından oluşan bu suya yuntu, döküldüğü yere de yuntuluk denir. Yuntunun tuvalete atılmasının günah olduğuna inanıldığından ayrı yere dökülür.
Giyim-Kuşam
Kızlarla kadınların baş örtü bağlama şekilleri
Kızlar baş örtülerinin iki ucunu birleştirip boyunlarının altında düğüm şeklinde bağlar; kadınlar ve gelinler ise baş örtüsünün bir ucunu diğer tarafın içine, diğer ucunu da öbür tarafın içine geçirir — buna çalgı çalınmak denir. Baş örtüsüne bakıldığında kimin kız, kimin kadın ya da gelin olduğu anlaşılır.
Doğa ve Hayvanlarla İlgili Küçük İnançlar
Yanan lambanın etrafında böceklerin uçuşması
Şeytan böceklere “Bana şu lambadan bir ateş getirin, ben de size kızımı vereceğim” demiş. Bu yüzden bazı böcekler lamba ateşinin etrafında dönüp ateş almaya çalışırken yanarak ölürler. Şeytana inanmanın cezasını canlarıyla ödediklerine inanılır.
Kuş yuvasını bozmak
Kuşun yuvasını bozan kişinin elinin ayağının büzüleceğine ve çarpılacağına inanılır. Bu nedenle kimse kuş yuvasını bozmak istemez.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023