Her yıl 21 Mart’tan, Nevruz’dan sonra köyün yeni yetişen delikanlıları toplanıp tilki oyunu için hazırlık yapar. İçlerinden biri Tilki, biri Hoca olur; biri un, biri bulgur torbasını, biri yağ, biri de kavurma kutusunu taşıma görevini üstlenir.
Tilki, yüzünü tanınmayacak kadar kurum ya da isle karartır; sırtına ve vücuduna koyun postları sarar, göğsüne ve sırtına sığır ve koyun çanları takar. Belinden bağlı uzunca bir iple Hoca’nın eline bağlıdır. Tilki çanlarını çaldıra çaldıra yürür; Hoca başına sarık takmış, bir elinde değnek diğer elinde tilkinin ipi vardır. Ekip, akşam hava kararınca köyün bir tarafından başlayıp sırayla her eve uğrar. Evin kapısına geldiklerinde Tilki çanlarını çaldıra çaldıra oynar; ev sahibi daha da oynamasını ister, sonunda Tilki “bayılıp” yere düşer. Hoca okumaya, dua etmeye başlar; dua ederken herkes birlikte “Amin!” der. Ev sahibi bulgurunu bulgur toplayana, yağını yağ toplayana, ununu un toplayana, kavurmasını kavurma toplayana verir. Ekip alacağını alınca Tilki canlanır, yeniden çanlarını çaldıra çaldıra oynamaya başlar ve komşu eve geçilir. Giderken ilahiler söylenir, dualar edilir. Hemen hemen her evde aynı şeyler yapılır; ev sahipleri ve Tilki ekibi memnun olur. Bütün evler bitene kadar gezilir.
Bu oyunun amacı kışın bitip baharın gelmesini, baharın ve yazın bolluk getirmesini dilemektir. Oyunun oynandığı zaman koyun ve sığırların doğurma zamanına denk gelir; yeni sezonda hayvan sayısının çoğalması, hayvan ürünlerinin — bol miktarda yağ, yoğurt, süt — artması dilenir.
Bütün evler gezildikten sonra Tilki ekibi, daha önceden belirledikleri bir eve topladıkları malzemeleri getirir. Bu malzemelerle ev sahibi tereyağlı kavurmalı pilav ve tereyağlı kavurmalı börek yapar; köyün gençleri, yaşlıları, gelebilen herkes — kadın erkek — bir araya gelip birlikte yer, eğlenir ve sohbet eder.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023