Kızık Köyü’nde Diri adıyla bilinen, asıl adı Hüseyin olan bir kişi yaşamıştır. Topçulardan olduğu için “Topçunun Diri” diye bilinirdi — Topçular (soyadı TOPÇUOĞLU olanlar) ve Mehmet, Sabri, Osman Karaçam’ın annelerinin sülalesindendir. İri yapılı, çok uzun boylu, güçlü kuvvetli bir adam olduğu için eşeğe bindiğinde ayaklarının yerde süründüğü rivayet edilir.
Öküz Arabası Hikâyesi
Bir gün Diri, Avu Yaylası’na gider ve orada bulduğu bir öküz arabasını alıp götürmeye karar verir. Kimsenin görmediği bir anda arabanın oku (özeği) omzuna alır, arabayı Gökurdan’a getirir ve Kırtılların arasına saklar. Öküz arabasının çalındığı ortaya çıkınca Diri’den şüphelenirler, onu sorguya çekerler: “Nasıl çaldın?” diye sorarlar. Diri “Sırtilli sırtilli” diye cevap verir. “Nereye sakladın?” diye sorduklarında da “Kırtilli kırtilli” der — yani arabayı sırtıyla getirip Kırtılların arasına sakladığını anlatmak istemiştir.
Diri ve Eşeği
Diri bir gün eşeğiyle birlikte Bolu’ya gelir, bir handa konaklar. Handa sohbet ederlerken, herkes Diri’nin güçlü kuvvetli olduğunu bildiğinden bir iddiaya tutuşurlar: “Diri, bak, eşeğini bu handan alacaksın, şuradaki hana kadar eşeğin ayaklarını yere değdirmeden götüreceksin. Götürebilirsen sana bir kara okka helva.” Diri düşünür, “peki, götürürüm” der. Herkes hanın önüne çıkıp Diri’nin eşeği götürüp götüremeyeceğini telaşla seyreder. Diri gerçekten eşeğini kucaklayıp ayaklarını hiç yere değdirmeden, hiç konmadan belirtilen hana kadar götürür ve bir kara okka helvayı kazanır. O zamanlar helva çok kıymetli bir besindi — çok zenginler bile helvayı zor yerdi. Diri böylece çok kıymetli helvasına kavuşmuştur.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023