Cumhuriyetten Günümüze Kızık Köyü’nde Eğitim


Köyümüz, Cumhuriyetle birlikte okula ve eğitim öğretime çevre köy ve yerleşim yerlerinden önce başladı. Bu durum Kızık Köyü için önemli bir avantaj sayılır; okullaşmadan önce de eğitimin oldukça iyi bir alt yapısı hazırdı.


Köyümüzde ilkokul Cumhuriyetle birlikte 1924 yılında açıldı. 1928‘deki Harf Devrimi’ne kadar Osmanlıca alfabeyle eğitim öğretim yapılmış olup, ilk öğretmen Kuzgölcük Köyü’nden Mehmet ÖZDEMİR‘dir — yazarın da öğretmeni olan Sayın Özdemir’in babasıdır. 1928 Harf İnkılabı‘yla birlikte Latin alfabesiyle (Yeni Yazı) eğitime geçilmiş, bu alfabeyle eğitim veren ilk öğretmen Deli Ahmet olmuştur (1928-1930). Ardından Kuzgölcük Köyü’nden Diş Tabibi Ayhan Özgüven’in babası, köyümüzün yetiştirdiği öğretmenlerden Osman Mitralyöz’ün kayınpederi Abdullah ÖZGÜVEN gelmiş (1930-1932), öğretmenliğinin yanında tarım ve meyvecilik konusunda öğrencilerini ve köyü eğitmiştir; öğrencilerinden rahmetli Eyüp Hoca (Eyüp Akman) çok güzel meyve aşısı yaptığını, bunu Abdullah Özgüven’den öğrendiğini anlatırdı. Sonrasında sırasıyla Adil Onsekiz (1932-1934), Şeref Güler (1934-1936) ve Sırrı Bey (1936-1937) görev yapmıştır.


1937 yılında, Bolu’nun Ağaççılar Köyü’nden Mustafa ÖZER adlı bir öğretmen gelir — köyde “Koca Muallim” ya da “Sarı Muallim” diye anılır, Kızık şivesinde ise “Muallime Malim” denir. Koca Muallim, 1937’den 1957’ye kadar aralıksız 20 yıl köyde öğretmenlik yapmıştır. O yıllarda civar köylerde okul bulunmadığından, Kuzgölcük Köyü’nden Necati Özcan kardeşlerin babası ile Kabak Köyü’nün hemen tüm çocukları Kızık İlkokulu’nda okumuş, öğrenci mevcudu 100’ün üzerine çıkmıştır. Koca Muallim, kalabalık sınıflarla saatlerce yılmadan, para için değil öğrencilerine ve köye bir şeyler kazandırabilmek için çalışmış; bilgili, kendine güvenen öğrenciler yetiştirmiştir. Yazarın 93 yaşındaki babası da onun öğrencilerindendir ve hâlâ hesaplarını kendi yapar. Koca Muallim, öğrencilerinin bir üst öğrenim yapmaları için velilere ısrarla teşvikte bulunur, onlarla iş birliği yapardı. O döneme kadar Türkiye’de üç yıllık ilkokulların beşe çıkma oranı yüzde biri bile bulmazken, 1936’dan sonra Kızık İlkokulu da diğer okullarla birlikte beş yıla çıkmıştır. Öğrenciler önceleri Kuzey Mahalle Mektebi’nin birinci katında eğitim görürken, okul 1934 yılında bugünkü ilkokul binasının yanına yapılan yeni bir binaya taşınmış; bu bina 1961-1962 eğitim öğretim yılına kadar hizmet verdikten sonra bugünkü binaya geçilmiştir.


Köyden Arif YILMAZ (Arif Çavuş) adlı bir kişinin anlattıklarına göre, 1930’lu yıllarda askerden dönüşünde giydiği İngiliz kumaşından takım elbise yüzünden köylülerce yadırganmış, ama o kendi tarzından vazgeçmemiştir. Oğlu Bayram ilkokulu bitirince Koca Muallim onu çağırmış, Arifiye Köy Enstitüsü‘nü anlatmış — yatılı, devletin her ihtiyacı karşıladığı ve mezunlarının öğretmen olacağı bu okula ikna olan Arif Çavuş, oğlunu Arifiye’ye kaydettirmiştir. Ardından komşusu Hacı İmamların Hasan (Hasan Hitit) da oğlu Mustafa’yı aynı okula göndermek konusunda baskılara rağmen Arif Çavuş’un desteğiyle ikna olmuş; bu vesileyle Hasan’ın oğlu Mustafa HİTİT ile Osman MİTRALYÖZ de Arifiye Köy Enstitüsü’ne kaydolup okumalarını sürdürmüşlerdir. Arif Çavuş sonraki yıllarda kamyon alıp Ege ve Aydın ovalarını gezmiş, köyün tarla ziraati yönünden zayıf olduğunu görerek tarlalarını satıp Seben’den arazi almış ve elmacılığı Seben’e ilk kez o öğretmiştir.


1924 tarihli Tevhid-i Tedrisat Kanunu‘ndan önce Osmanlı eğitim sisteminde mektepler (pozitif bilimlere dayalı) ve medreseler (din ağırlıklı) olmak üzere iki başlı bir yapı vardı; bu kanunla medreseler kapatılmış, kız-erkek okulları birleştirilerek karma eğitime geçilmiştir. Köyümüzde 1924 öncesinde mektepte okuyan yoktu; okuryazar olanlar medrese mezunlarıydı. Köyde bugünkü anlamda mektepte okuyan ilk kişi Hüseyin YAMAN‘dır — bu yüzden kendisine “Mektepli” denmiştir. 1899 doğumlu, zengin aile çocuğu olan Mektepli, ilk ve orta mektebi babasının imkânlarıyla Bolu’da okumuştur. Köy ilkokulu mezunlarından ilk kez bir üst öğrenime devam eden kişi, Mektepli’nin oğlu Hasan Fehmi YAMAN‘dır: 1952 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi‘ni bitirerek doktor olmuş, birkaç yıl çalıştıktan sonra Kanada’ya, oradan ABD’ye geçmiş ve 1987 yılında ABD’de vefat etmiştir.


Bayram YILMAZ 1948‘de, Mustafa HİTİT ile Osman MİTRALYÖZ 1952‘de Arifiye Köy Enstitüsü’nü bitirerek öğretmen olmuşlardır. Bayram Yılmaz 1948-1954 yılları arasında kendi köy öğretmeniyle birlikte, Mustafa Hitit 1963-1965 yılları arasında Kızık İlkokulu’nda görev yapmış, ardından Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirerek İlköğretim Müfettişi olarak meslek hayatlarını sürdürmüşlerdir. Osman Mitralyöz ise Gerede köylerinde ve merkez ilçede öğretmenlik, sonrasında Gerede Halk Eğitim Müdürlüğü yapmış, Milli Eğitim Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunmuştur. Bu dört isim — Hasan Fehmi Yaman, Bayram Yılmaz, Mustafa Hitit ve Osman Mitralyöz — köye geldiklerinde çocuklar ve gençler arasında rol model olmuş, 1950’li yıllardan itibaren köyden daha fazla gencin Bolu Merkez’deki okullara yönelmesine yol açmıştır.


Mustafa Özer 1957‘de köyden ayrılmış, 1958‘de yeniden gelmiş, 1959‘da emekli olmuştur. Ardından İrfan Aydın, İsmail Özcan (Kozyakalı), Emin Yuna ve Yılmaz Çetinkaya adlı öğretmenler birer-ikişer yıl görev yapıp ayrılmışlardır. 1962-1972 yılları arasında, köyün ilk öğretmeni Mehmet Özdemir’in oğlu Sayın ÖZDEMİR uzun süre görev yapmıştır — yazar ilkokul 2. ve 4. sınıfı ondan okumuştur. 1963‘te köyden Mustafa HİTİT öğretmen olarak gelmiş, yazar 3. sınıfı ondan okumuştur. Her ikisi de Köy Enstitüsü mezunu olan bu öğretmenlerin en büyük özelliği, ezbere bilgi yerine uygulamalı öğretim yapmalarıydı: yönleri bahçede oyunla öğretip ertesi gün sınıf, okul ve köyün krokisini çizdirmek; ağaç metrelerle uzunluk ölçülerini bizzat ölçtürmek; Hayat Bilgisi derslerini köyü gezerek yaşayarak öğretmek gibi yöntemlerle unutulmaz bir eğitim vermişlerdir. 1964 yılında, yazar ilkokul 3. sınıftayken köyde 127 ev ve 751 kişi yaşamaktaydı.


Sonraki öğretmenler de değerli kişilerdi; köye gelen öğretmenler bilgili ve alt yapısı hazır bir çevreyle karşılaştıklarından mesleklerini kolay icra edebilmişlerdir. Yazarın kuşağının en büyük şansı, iyi ilkokul öğretmenlerine sahip olmasıdır: birleştirilmiş sınıflı köy ilkokulundan mezun olup Bolu Merkez Ortaokulu’na (o dönem Bolu’nun tek ortaokulu) kaydolan yazar, 45 kişilik sınıfında üç yıl boyunca sınıf birincisi olarak mezun olmuş, bunu ilkokul öğretmenlerine bağlamıştır. 1980’li yıllarda köy hızla boşalmış, 1994 yılında öğrencisizlik nedeniyle Bolu Seben Kızık Köyü İlkokulu kapanmıştır; okulun açılışından kapanışına kadar 769 kişi kaydolmuş, 391 kişi mezun olmuştur. Yazarın kuşağı, Hasan Fehmi Yaman, Bayram Yılmaz, Mustafa Hitit ve Osman Mitralyöz’den sonra okuyan üçüncü kuşaktır; bu kuşaktan da çok sayıda mühendis, öğretmen ve teknik eleman yetişmiştir.


Köy kökenli ailelerden 11 hane Seben’de, yaklaşık 400 hane ise Bolu’da yaşamaktadır; Bolu Merkez’de yaşayan, ilkokulu Kızık Köyü’nde bitirenlerin çocuk ve torunlarının büyük bölümü ilin en gözde okullarında okumaktadır. 2006 ya da 2007 yıllarının birinde, kontenjanı 120, başvuran öğrenci sayısı 364 olan Bolu Fen Lisesi’ni, bir yılda 25 Kızıklı çocuk kazanmıştır — 120’de 25’lik bu oran, bir köy hatta bir ilçe için bile dikkat çekici bir başarıdır. Ayrıca Kızık Köyü İlkokulu mezunlarının çocuk, torun ya da kendilerinden devlet kadrolarında çok sayıda memur, üniversitelerde doktor, doçent, hatta profesör düzeyinde öğretim üyesi ve yurt dışında eğitim görmüş ya da çalışan pek çok Kızıklı bulunmaktadır. Bolu Seben Kızık Köyü’nün eğitim öğretim düzeyinin yüksek olmasının altında; Cumhuriyet öncesinde köyde okumaya karşı bir ilgi ve alt yapının bulunması, ilkokulla Cumhuriyetle birlikte erken tanışılması, köye nitelikli öğretmenlerin gelmesi, halkın kültür seviyesinin yüksekliği ve köyün gelir kaynaklarının kıtlığının insanları okumaya yöneltmesi gibi nedenler yatmaktadır.


Bolu Seben Kızık Köyü’nde öğretmenlik yapan kişilerin listesi:

#ÖğretmenNotGörev Yılları
1Mehmet Özdemir“Koca Kâtip”1924–1928
2Deli Ahmet1928–1930
3Abdullah Özgüven1930–1932
4Adil Onsekiz1932–1934
5Şeref Güler1934–1936
6Sırrı Bey1936–1937
7Mustafa Özer“Koca Muallim”1937–1957
8Bayram YılmazKızıklı1948–1954
9Mehmet İnan1957–1958
10Mustafa Özer1958–1959
11İrfan Aydın1958–1958
12İsmail Özcan1959–1960
13Emin Yuna1960–1962
14Yılmaz Çetinkaya1961–1963
15Sayın Özdemir1962–1972
16Mustafa HititKızıklı1963–1965
17Fatma Alıcı1966–1968
18Hüseyin Kayış1967–1969
19İsmail BakanKızıklı1968–1974
20Keramettin Ertunç1969–1970
21Celal DenizKızıklı1972–1986
22Vedat Özkan1972–1980
23İsmail Çakmak1972–1973
24Sevim Hamarat1974–1975
25Emin Bulut1980–1981
26Nejat YıldırımKızıklı1980–1981
27Fatma ÖzçelikKızıklı1984–1994

Kızık Köyü İlkokulu’nda, okulun açılışından kapanışına kadar görev yapan vekil öğretmenler ise şunlardır: Şaban Arpat (1965-1966, Kızıklı), Abdullah Özdemir (1961-1962), Hüseyin Menekşe, Raşit Duman (1962-1963) ve Ahmet Başaran (1968-1969).



Kaynaklardan biri olarak Mustafa HİTİT’in “Kızıklılar” adlı kitabından yararlanılmıştır.



Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023