Civelek, adı Hasan’dır — Hasan Aktaş; ince yapılı, boyu ortadan uzuna yakın, çok nüktedan, meramını ve anlatmak istediği şeyi dolaylı ve ima yoluyla anlatmayı seven biridir.
O da Börek, Bu da Börek
Bir gün Civelek, Ayman’a gitmeye karar verir. Hanımına “Bana bir börek yap da yolda ya da gittiğim yerde yerim” der. Hanımı böreği yapar, Civelek böreği yanına alıp Ayman’a varır. Yemek zamanı gelince buyur ederler, sofraya oturur. Ev sahibi de börek yapmıştır. Civelek hanımının yaptığı böreği de sofraya koyar, ama getirdiği börek beğenilmez, kimse yemez; herkes ev sahibinin böreğinden yer. Bu duruma Civelek içerler. Kendi böreğinden bir lokma alır, “O da börek” der; diğer börekten bir lokma alır, “bu da börek” der. Sırayla bir kendi böreğinden bir diğerinden alarak her lokmada “O da börek, bu da börek” diyerek yemesini sürdürür. Civelek’in bu anısı, hâlâ her börek yiyenler arasında anlatılıp söylenir.
İki Saat Müsaade
Civelek’le Hasan Arman (Koca Hasan), Seben’in Doruk mevkiinde tomruk keserler; orada yatıp kalkarlar. Civelek’in ekmeği biter, Koca Hasan’ın ekmeklerinden yerler. Bir gün Civelek’in çocuklarından biri babasına ekmek getirir. Öğlen sofra kurulunca Civelek yeni gelen ekmeklerden birini keser — hamur; diğerini keser — yine hamur. Bıçağı ve ekmeği bırakır, Koca Hasan’a döner: “Hasan, yarım saatte yaylaya varırım, yarım saatte karıyı keserim, yarım saat de gelirim; bana müsaade” der ve sofradan kalkıp yola çıkar. Koca Hasan onu tutup gitmesine engel olmaya çalışır, Civelek gitmek için zorlar. “Oh arkadaşım, benim zerre kadar hatırım varsa gitme ve hanımını da kesme” der Koca Hasan. Civelek “Allah aşkına Hasan, beni bırak, ben bu karıyı keseceğim” diye dayatır. Zor bela onu yatıştırırlar.
Oysa Civelek, hanımına ekmeklerin fazla yenmemesi için hamur yapmasını tembihlemiştir; Koca Hasan’ın ekmeklerini yemesinin bedelini, hanımını kesme rolüne sığınarak ödemeye çalışmıştır — hiç de niyeti ciddi değildir. Koca Hasan’ı saflığından yararlanarak kandırmıştır.
Allah Aşkına Müslümanı Döğme
Civelek’in evi yolun kenarındadır. Arkadaşları sabah namazına giderken, kendisi gitmediği için “niye gelmedin” dememeleri için hanımıyla kavga ettiğini söyleyecektir — ama nasıl inandıracaktır? Arkadaşlarının sabah namazına gidip evin yanından geçeceği vakit, hanımına var gücüyle bağırır, hakaretler ve türlü küfürler eder; elindeki sopayla yataklara var gücüyle devamlı vurur. Arada hanımına bağırır, gene yataklara vurmaya devam eder.
Arkadaşları, “sabah namazına niçin gelmiyorsun” diyemezler; Civelek’e yalvarırlar: “Allah aşkına şu müslümanı döğme artık! Bizim bir şey bilmediğimizi zannetme, biz her şeyi biliyoruz; sen her sabah namazında bu müslümanı dövüyorsun, günah, etme!” derler. Tabii ki Civelek gerçeği söylemez.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023