Kızık Köyü’nde Geçim Kaynakları: Meyvecilik

Abbâsî armudu, 20. yüzyılın başlarında hâlâ köye giden herhangi birinin dikkatini çekecek kadar meşhurdu. Bir kış günü yolu Kızık Köyü’ne düşen Bolulu Ermenilerden Gığmes Hopyan’ın köye dair anlattığı üç şeyden biri bu armuttu, diğerleri ise “merkep boyunda” köpekleri ve koyun sürüleriydi. Kızıklılar, 20. yüzyılın son çeyreğine kadar, en azından köy halkının ihtiyacını giderecek düzeyde Abbâsî armudu yetiştirmeye devam etmiştir.

Kızık Köyü’nde Abbâsî armudunun yanında Kara Armut, Yağ Armudu, Hacı Mahmut Armudu gibi armut çeşitleri de yetiştirilmektedir; ancak yetişen miktar ancak köylünün kendi ihtiyacını karşılamaktadır. Tarlalarda ve köy merasında bol miktarda bulunan ahlat (yabani armut) ise pişirilip kurutularak hoşaf ve kavut yapılırdı. Hoşaflar, köye gelen Kıbrısçıklarla pirinç karşılığı değiştirilerek ihtiyaç giderilirdi; ya da kış boşluğunda Kıbrısçık ilçesi köylerine gidilip pirinçle değiştirilirdi. Bu gezmeler sonucu Kıbrısçık köylüleriyle büyük dostluklar kurulmuştur.

Seben ilçesinde elmacılık gelişince, köyün su basar kesimi olan Balyeri ve Akçaağaç mevkilerinde elma yetiştirilmeye başlanmıştır. Elma ağacı, armuda göre daha kısa ömürlü ve daha fazla bakım isteyen bir ağaçtır; armut kadar soğuğa dayanıklı değildir. Kızık Köyü’nde armut daha iyi yetişmektedir.

abbas armudu4

Ancak yüzyılın sonuna doğru ağaç sayısı iyice azalmıştır. Kızık köyünden Şefik Ay, oldukça sulu ve lezzetli olan bu armudun üretimini artırmak ve yaygınlaştırmak için evinin yakınındaki bir tarlasına 200’e yakın Abbâsî armudu dikmiş ve ticaretini yapmaya başlamıştır. Şefik Ay, bu armudu “Kızık Armudu” olarak tescillemeye çalışmaktadır. Kızık Köyü’nde Orman Muhafaza Memurluğu yapan Salim Çağlı, aynı armudu memleketi Göynük Çatak Köyü’nde yetiştirdiğini, ancak yetişen armudun Kızık Köyü’ndeki özelliğini taşımadığını ifade etmiştir — demek ki bu armut Kızık Köyü’ne has bir meyvedir. Şefik Ay ayrıca bol miktarda ceviz fidanı dikip iyi ürün almaktadır; bu durum Kızık Köyü’nde armutçuluk ve cevizciliğin kapısını aralamaktadır.

Kızık köyünde çok meyve yetiştirilmemesinin yanında, köylülerden bazılarının sonbaharda çevre köy ve kasabalardan armut ve elma alarak köye katır ve beygirlerle taşıyıp, köydeki depolarında kış ortasına veya ilkbahara kadar bekletip pazara götürüp sattıkları da bilinmektedir. Depodan çıkan bu meyveler aynı tazeliğini koruyup diğer yerlerden gelen meyvelere göre daha iyi olduklarından daha çok para etmektedir. Köyün havasından olsa gerek, bu meyveler hiç bozulmadan uzun süre depolarda kalabilmektedir.


Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023