1339 Rumi (1923) doğumlu Hasan’ın annesi Kızık’tan Ahmatlar sülalesinden Gülsü Özçelik, babası Kuzgölcük köyünden Ali Özcan’dır. Hasan’ın akli dengesi biraz bozuktu. Nerede düğün varsa oraya gider, çevre ve mendil toplardı; buna karşılık az da olsa para verirdi. Ayrıca para verecek adamları bilir, onlardan da para toplardı. Hemen hemen her köyde yatıp kalkacağı, misafir olacağı bir evi vardı. Misafir olacağı evlere boş gitmez, topladığı mendillerden bırakır ya da hediye alıp götürürdü; kimseye yük olmazdı. Misafir olduğu evi, ev sahibinin dışında herkesten kıskanırdı, bu yüzden saldırgan davranışları olurdu. Hiç kimsenin karısına kızına kötü gözle bakmaz, kimseye zarar vermezdi. Kızdığı zaman topladığı paraları fırlatır atar, sakinleştiğinde tekrar toplardı.
Menekşe, Bolu-İstanbul yolcu taşımacılığı yaparken Hasan’ı İstanbul’da görür. Hasan kendisine Bolu’ya gideceğini söyler. Menekşe parayı fazla seven biridir; Hasan’dan para alamayacağını düşünerek “arabada yer yok” deyip onu almaz ve hemen Bolu’ya hareket eder. Yolda hiçbir araba Menekşe’nin arabasını geçmemiştir; Bolu’ya herkesten önce gelir. Arabayı durdurup müşterileri indirdiği sırada Hasan’ı görür. Hasan yanına gelir: “Sen beni arabana almadın da ben gelemedim mi?” der. Menekşe hayretler içinde kalır ve bu olayı herkese anlatır.
Bu olaydan sonra Sebenliler Hasan’ın keramet sahibi olduğuna inanır ve onu hiç kırmazlar. Hasan, 1984 yılında amcasının oğlu Niyazi Özcan’ın yanında vefat etti.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023