Düğün yapıldıktan bir-iki hafta sonra, gelinin babası damat tarafını davete çağırır. Damat da dâhil damadın akrabaları bu davete giderler. Önde damadın akrabalarından sağdıç denen kişi, arkasında damat, gelinin akrabalarının ellerini adlarını söyleyerek öperler — sağdıç “amca” der öper, damat da “amca” der öper; sağdıç, elini öptüğü kişinin geline yakınlık derecesini söyler, damat da aynı adı tekrarlayıp elini öper. Sıra kayınbabaya gelince damat el öpmez, hiçbir şey söylemez; kayınbaba birkaç davar, dana, düve gibi bir şey verdiğini söyleyince damat kayınbabasının elini öper ve “baba” diye hitap eder. Damada verilen bu hediyeye söyletmelik denir.
Bütün erkek ve kız tarafı sofraya oturup yemeklerini yer; damat ise oturmaz, hizmet eder — su isteyene su, ekmek isteyene ekmek verir. Yeme-içme ve sohbet bitene kadar damat ayaktadır; hizmetinde bir kusur görülürse ahırdan getirilen semer damadın sırtına vurulur, damat buna tepki gösteremez — bu duruma meydan vermemek için elinden gelen gayreti gösterir.
Yeme-içme ve sohbet bittikten sonra geç vakit misafirler kalkıp giderler; ayakkabılar çevrilmiştir. Ev sahibi misafirleri uğurlar. Oğlan evi misafirlerinden bazıları evden habersizce eşya alıp götürür — amaç, kız evinin bu eşyaları geri almak için oğlan evine misafir olmasını sağlamaktır. Bir başka zaman kız evi bu eşyaları geri almak amacıyla oğlan evine misafirliğe gider. Kız evinin oğlan evine, oğlan evinin kız evine gidip gelmeleri birkaç kez devam eder; sonuçta amaç ailelerin kaynaşmasını ve birbirlerini iyice tanımalarını sağlamaktır. Böylece düğün tamamlanmış olur.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023