Yakup Aşınmaz’ın Güreş Hikâyeleri

On Kişiyle Güreş

Yakup Aşınmaz kısa boylu, geniş ve atletik yapılı, son derece güçlü kuvvetli birisidir. Yol yapım çalışmalarında yere yatar, üç dört kişinin zorla yuvarladığı taşı sırtına koyarlar; taş sırtında kalkar ve istenilen yere kadar götürdüğü söylenir. “Mandanın boynundan tutsam yatırırım, bir adamın boynundan tutsam ne olursa olsun yenerim” dermiş.

Bir düğün ya da bayram günü köy delikanlıları güreşe başlar. Yakup Aşınmaz meydana çıkar. Bir, iki derken köyün en güçlü kuvvetli kişileri sıraya geçer; on tanesini yener. On birinci kişiyle güreşirken birden sırtına birinin sopayla vurduğunu ve kendisine bağırdığını duyar. Güreşi bırakıp bakınca dayısı Gökçelerin Köra’yı (İzzet Tokuşoğlu’nun babası) görür. “Oğlum deli misin sen, canına garezin mi var?” diye dayısı söylenir. Yakup Aşınmaz bunun üzerine güreşi bırakır. Bu olayı böbürlene böbürlene anlatırmış.

Kabak Değirmeni’nde Güreş

Yakup Aşınmaz buğday öğütmek için Kabak Değirmeni’ne gider. Değirmenci güreşi seven ve çevresinde iyi güreşen biri olarak bilinir. Değirmenci Yakup’u gözüne kestirir: “Sen benimle güreşir misin?” diye sorar. Yakup “tabii” diye cevap verir. Güreş başlar; değirmencinin boynundan tuttuğu gibi sırtını yere vurur. Değirmenci ayağa kalkar, “Olmaz, habersiz tuttun, bir daha tutuşalım” der. “Peki” der, bir daha değirmenciyi yener; birkaç kez daha yener. Değirmenci hayran hayran Yakup Aşınmaz’a bakarak “iyi bir pehlivansın” der.

 

 

Kaynak:

BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)

İstanbul – 2023