Mustafa ÖZER (Koca Muallim), Bolu Merkez İlçe’nin Ağaççılar Köyü’ndendir — Ağaççılar, bugünkü Devlet Hastanesi’nin kuzeyinde, dağın eteğinde güzel bir köydür. 1937-1938 eğitim öğretim yılının başında Kızık İlkokulu’nda göreve başlamıştır; o sıralarda okul Kuz Mahalle Mektebi’nin üst katındaydı, 1935 yılında bugünkü okulun yanında yapılan yeni binaya taşınmıştır. Köy yeni alfabeyle henüz 10 yıldır tanışmaktaydı; okulu bitiren gençler dışında yetişkinler arasında yeni alfabeyle okuma yazma bilenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdı. Köylü yeni yazıyla eğitime açıkça karşı çıkmasa da içten içe “gâvur okulu, gâvur yazısı, çocuklar gâvur olacak” diye homurdananlar vardı. Mustafa Özer, köyde göreve başladığında halkla iyi bir diyalog kurmuş, yeni yazının faydalarını herkese anlatmış, tarım ve diğer işlerdeki yanlışları düzeltmeye, köylüyü temizlik kurallarına uymaya her fırsatta teşvik etmiştir — evine öğretmenin geleceğini duyan köylüler, hakkında kötü bir şey söylemesin diye evlerine ve kendilerine çeki düzen verirlerdi.
Mustafa Özer’in (Koca Muallim) 110-120 civarında öğrencisi vardı; birleştirilmiş beş sınıfı bir arada okuturdu. Bu kalabalık grup ve beş sınıfın bir arada okutulması onu ister istemez disiplinli olmaya yöneltmiş, zaman zaman tatlı-sert davranmak zorunda kalmıştır. Bir ara öğrencilerini ikiye ayırıp I-II-III. sınıfları sabahçı, IV-V. sınıfları öğlenci yapmış — bu da günde en az aralıksız 10 saat ders anlamına geliyordu, üstelik fazladan bir ücret almadan. Öğrenciler yalnızca Kızık Köyü’nden değil, Kabak ve Kuzgölcük köylerinden de geliyordu; sert kış günlerinde Kabak Köyü’nden gelenler köydeki arkadaşlarının evinde misafir kalır, bu sayede iki köy arasında bugüne dek süren dostluklar kurulmuştur.
Mustafa Özer, okul lojmanı yapılana kadar Ören Mahallesi’nde Kadıgil’in tek odalı evinde kalmış; lojman okul binasından sonra, bugünkü Köy Sağlık Evi’nin yerinde iki oda bir mutfaktan oluşan bir bina olarak yapılmıştır.
Elinden geldiğince öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirmiştir — yazarın babasının kuşağını baştan sona o okutmuştur. Yetiştirdiği öğrencilerin özgüveni yüksekti; hepsi kendi hesaplarını kendileri yapar, mektuplarını, resmi evraklarını, gazete ve dergilerini kendileri okur, hepsi el yazısıyla yazardı. Mezun ettiği öğrenciler, bugünkü lise mezunlarına denk sayılabilir; bir üst okula gidenlerin hepsi başarıyla okumuştur. Öğrencilerinden ilk üst öğrenime giden Hasan Fehmi YAMAN‘dır — tıp fakültesini bitirip Bolu Kıbrısçık’ta hekimlik yapmış, ardından ihtisas için Kanada’ya, oradan ABD’ye giderek orada yerleşmiş ve bir daha dönmemiştir; ailesi yarı şehirli sayıldığından bu başarı köy için fazla örnek teşkil etmemiştir. Asıl köyden çıkan örnekler, öğrencilerinden Bayram YILMAZ, ardından Mustafa HİTİT ve Osman MİTRALYÖZ‘dür — üçü de Arifiye Köy Enstitüsü’nde okumuş, mezun olup köye dönerek giyim kuşam, davranış ve yaşantılarıyla köye ve gençlere rol model olmuşlardır.
Bayram Yılmaz, 1948‘de Köy Enstitüsü’nü bitirince Kızık İlkokulu’na öğretmen atanmış, kendi öğretmeni Mustafa Özer’le 1954‘e kadar birlikte çalışarak onun yükünü hafifletmiş, ardından Kıbrısçık İlçesi’ne atanmıştır. Mustafa Hitit 1952‘de Köy Enstitüsü’nü bitirip Gerede İlçesi İbrıcak Köyü İlkokulu’na, Osman Mitralyöz aynı yıl Gerede Akçakese (Ahmatlar) Köyü İlkokulu’na atanmış; her ikisi de başarılı çalışmalar yapmıştır — Osman Mitralyöz sonradan Gerede Halk Eğitim Müdürlüğü’ne, Mustafa Hitit ise 1963-1964 eğitim öğretim yılı başında kendi köyü Kızık’a öğretmen olarak dönmüştür.
Mustafa Özer, 1957‘de Bolu Merkez ilkokullarından birine atanmış; 20 yıl birleştirilmiş sınıf okuttuğundan müstakil sınıf okutmakta zorlanınca 1958‘de tekrar Kızık Köyü İlkokulu’na tayin olmuş, bir yıl daha çalıştıktan sonra 1959’da emekli olmuştur. Görev yaptığı bu 21 yıllık süre içinde köyde çok büyük işler başarmış; en büyük başarısı köylünün bakış açısını değiştirip eğitime gereken önemi vermesini sağlamak olmuştur. O günden sonra köyde okumaya hızlı bir yöneliş başlamış, bugün hâlâ sürmektedir — köyün okuma oranı il düzeyinin çok üzerindedir; ilin en iyi okullarında, Fen Lisesi’nde çok sayıda Kızık Köyü kökenli öğrenci, çeşitli üniversitelerde çok sayıda Kızıklı öğretim üyesi, doktor, doçent ve profesör bulunmaktadır.
Bugün hâlâ ilimizde ve ülkemizde 1930’lu, 1940’lı yılların anlayışında kalmış yerleşim yerleri bulunmaktadır. Kızık köylüsü olarak bunun ötesine geçebilmemizde, değerli öğretmen Mustafa Özer’in — diğer adıyla Koca Muallim’in — çok büyük bir rolü olmuştur. Kendisini sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad olsun değerli öğretmenimiz.
Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023