Kızık Köyü’nde Geçim Kaynakları: Taşımacılık

Kızık Yaylası’nda bulunan Değirmen Özü’lü Nuh ve Kızık Göden’in bıçkılarında biçilen keresteler, öküz arabalarıyla Beypazarı, Nallıhan, Bolu ve Akçakoca’ya taşınırdı. Bu taşıma işinden taşımacılar oldukça iyi para kazanırlardı.

Kızık Yayla Camisi 1854 yılında yapılırken yaşanan ilginç bir anekdot da anlatılır: Yonuz Ağa’nın Beypazarı’na gidip ağaç getirmediği söylenmiş; bazıları ise onun o akşam geldiğini, ağaçları gece getirdiğini söylemiş. Durum anlaşılınca söylentiler kesilmiş.

Taşımacılık, 1950’li yıllarda yerini kamyonculuğa bırakmıştır. Katırcılar ve taşımacılar yavaş yavaş kamyon almaya başlamış, 1980’li yıllara kadar köyde 70-80 civarında kamyon bulunmaktaydı — hemen hemen her iki aileden birinin kamyoncu olduğu bir dönemdi. Kamyonculuk gençleri de cezbetmeye başladığından, bu yıllarda okumaya karşı ilgi biraz zayıflamıştır. Zamanla akaryakıt fiyatlarının ve taşıma araçlarının vergilerinin artması, nakliye birim fiyatlarının azalması ve kamyonların büyük ve modern hale gelmesi bu mesleği cazip olmaktan çıkarmıştır. Şu anda taşımacı sayısında belirgin bir azalma görülmektedir.

Cumhuriyet öncesi ve ilk yıllarında ailelerin geniş ve büyük bir yapıya sahip olmasının nedeni, tek bir gelir kaynağının yetmemesiydi — tarla ziraati ve hayvancılık tek başına yeterli olmayınca köylü taşımacılığa yönelmiştir. Taşımacılık, beygir ve katırların yanında bazen deve ile de yapılırdı — köyde “Deveciler” denilen bir aile, taşımacılığı deve ile yaptığı için bu adı almıştır. Kızıklılar, sonbaharda aldıkları elma ve armutu kışın veya ilkbahara yakın zamanlarda Bolu, Eskişehir ve İstanbul’a taşıyıp satar, ayrıca Bolu-Eskişehir-İstanbul arasında tüccar malı taşırlardı. 1844 yılında yapılan mal ve gelir sayımında köyün en büyük gelir kaynağının taşımacılık olduğu görülür: tarla ziraatinden 7.440 kuruş, beygircilikten (taşımacılıktan) 7.900 kuruş gelir elde edilmiştir.

Kereste taşınan bıçkılar da köyün taşımacılığını besliyordu: Çamyayla (Yozgat) köyünün Değirmenözü Yaylası karşısında, bugünkü dinamit deposunun bulunduğu yerde, Değirmenözü’nden Nuh adlı birinin Aladağ Suyu ile çalışan bir bıçkısı vardı (bugün hâlâ Değirmenözü’nde “Nuhlar” diye bir aile bulunur); Orçu Boğazı’nda Arkutça Suyu ile çalışan, Kızık Köyü’nden Güden Hüseyin’e ait bir bıçkı; Karatepe’de ise gölün suyu ve odun ateşiyle çalışan buharlı bir bıçkı olduğu söylenir. Bu bıçkılarda biçilen keresteler öküz arabalarıyla Beypazarı, Akçakoca (Akçaşehir), Bolu ve Mihalıççık’a taşınırdı. 1950’lerde motorlu taşıma araçları (kamyonlar) çıkınca kamyonla taşımacılığa devam edilmiş, bir ara köyde 70-80 kamyon bulunmuştur — Kızık Köyü’nün Bolu’nun en fazla kamyona sahip köyü olmasının nedeni, bu köklü taşımacılık geleneğidir.


Kaynak:
BOLU SEBEN KIZIK KÖYÜ (MEHMET ÖZÇELİK)
İstanbul – 2023